Fazi Ana Sayfa   Uzman Gözüyle   Duyurular   Basında Biz   Fotoğraf Galerisi   Videolar   Linkler  
Dilkonusma.com - Ana Sayfa
Uzman Gözüyle
  Nida Şanlı Colay Tez  
  Çocuklardaki sesbilgisel (fonolojik) gelişim ve sorunları  
  kekemelik  
  Serebral Paralizi'deki Dil ve Konuşma Problemleri  
  Disartri,konuşma apraksisi, afazi, sağ beyin hasarı, trawmatik beyin yaralanması  
  Afazi Terapi Süreci  
  öğretmenler ve kekemelik  
  kekemelikte ailenin yapması ve yapmaması gerekenler  
  otizmde dil konuşma terapisi  
  gülhane afazi testi-2  
  rett sendromu  
  Asperger Sendromu  
  merkezi işitsel işlemleme bozukluğu  
  dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu  
  klinefelter sendromu  
  turner sendromu  
  frajil x sendromu  
  çocukluk dönemi desentegratif bozukluk  
  özgün dil bozukluğu terapisindeki temel yaklaşımlar  
  kekemelikte ikincil davranışlar  
  ses terapisi yaklaşımları  
  vokal hijyen  
  oral narrative assesment of cohesion  
  Afazi Terapisinin Etkililiği  
  oral kavite ve orofarinkse uygulanan radyoterapi sonrası gelişebilen yutma bozuklukları  
  sağ hemisfer lezyonları  
  gecikmiş dil konuşma sorunlu çocuklardaki temel terapi yaklaşımları  
  kekemelik teorileri  
  motor konuşma bozuklukları için temel bilgiler  
  Yarık Damak-Dudaklı Çocuklarda Erken Dönem Beslenme  
  Afazi ve Dizartri’de Prosodik özelliklerin anlaşılması  
  down sendromlu çocuklardaki dil ve konuşma bozuklukları  
  geç konuşan çocuklarda fonksiyonel terapi modelleri  
  karbonmonoksit zehirlenmeleri  
sağ beyin hasarında konuşma terapisi
  yarık damak dudaklı çocuklarda konuşma terapisi  
  2008 ASHA Convention Posterimiz  
  dil konuşma bozukluğu nedir?  
  Afazi Değerlendirmesi  
  Afazi Testleri  
  Afazi Terapisi  
  Beyin ve Dil  
  Afazi  
  işitme engelli çocukların entonasyonu ayırt etmesi  
  Konuşma apraksisi  
  komadaki hastayla nasıl çalışılır?  
  otizm  
  DIR. FLOORTİME (OTİZM TEDAVİ YÖNTEMİ)  
  Duyusal Entegrasyon, Duyu Bütünlemesi, Sensory integration'a göre duyusal profiller  
  DUYUSAL İŞLEMLEME BOZUKLUĞU BELİRTİ LİSTESİ  
  Yarık Damak Dudaklı Bireylerde Oluşabilecek Konuşma Bozuklukları  
  Gecikmiş Dil ve Konuşma  
  Sesletim Sesbilgisel Bozukluklar  
  Okul Öncesi Kekemelik Hakkında Genel Bilgi  
  D I R (Developmental, Individual, Relationship)/Floortime  
  Dil Gelişimi  
  İşitme Engeline Bağlı Olarak Gelişen Dil ve Konuşma Problemleri  
Görüşler
Fotoğraflar Videolar
  Soru & Cevap
   

SAĞ HEMİSFERİN TEMEL ROL OYNADIĞI FONKSİYONLAR


 


1.Dikkat ve oryantasyon


2.Motor kalıcılık( belirli bir motor aktivitenin amacına ulaşana dek sürdürülebilmesindeki kararlılık)


3. Konstrüksiyon


4. Topografik oryantasyon


5. Müzik yeteneği ve algılanması


6. Non-verbal bellek


Diğer hemisferle paylaştığı fonksiyonlar:


           Anlama


           Prozodi


           Praksis


 


Sağ Hemisferin Lisan Fonksiyonlarına Katkısı


 


     Anlama, bir çok uyaranla karşılaşma sonucu beslenen ve gelişen bir fonksiyon olarak konuşmaya, okumaya ve yazmaya oranla beyindeki organizasyonu daha geniş bir fonksiyondur. Bu organizasyonda sağ hemisfer verbal olmayan seslerin (melodiler, hayvan sesleri vs.) anlaşılmasında özel rol almaktadır. Böylece anlama fonksiyonunu bütünlemektedir.


 


     Afazili hastaların düzelme dönemlerinde bu mekanizmanın rol alması muhtemeldir. Gerçektende sol hemisferi çok geniş lezyonlarla tamama yakın etkilenen ağır afazili hastaların başlangıçta “hiç” düzeyinde olan anlamalarının birkaç ay sonra hissedilir biçimde düzelmesinin altında yatan neden bu olabilir. Sağ hemisferin emosyonel ve müzikle olan ilgisi lisan açısından da katkı sağlamaktadır. Böylelikle konuşmadaki emosyonel tonlar anlaşılabilmektedir. Sol hemisfer hastalarında afazinin varlığına rağmen şarkı söylenebilmesi, fakat sağ hemisfer hastalarında lisan korunduğu halde konuşmanın donuk ve emosyonsuz hale gelmesi, sağ hemisferin emosyonel ve melodik fonksiyonunu kanıtlar.


 


SAĞ HEMİSFER LEZYONU(SHL)


 


Algıda seçicilik, dikkatin asıl önemli olan noktaya çekilmesine imkan sağlar. SHL’lu bazı kişilerde (özellikle frontal lezyonda) algıda seçicilik becerilerinin, sol HL’lu kişilere nazaran daha kötü olduğu saptanmıştır. SHL kişiler dikkatlerini aynı anda birkaç nesne, olay üzerinde yoğunlaştırmaktada güçlük çekerler. Bu kişilerin sol HL’lu kişilere göre çok daha yavaş oldukları ve hata yaptıkları gözlenmiştir. SHL’nuna bağlı dikkat bozukluğu kişinin görsel ve işitsel becerilerini de etkileyecektir.


 


DEĞERLENDİRME


 


Piyasada  bu konuda uygulanabilecek pek çok test bulunmaktadır. “Sağ Beyin Hasarı Mini Envanteri” standardize bir testtir. “Sağ Hemisfer Dil Bataryası” 1980 lerde araştırılan literatüre dayalı belirli alt testlerin toplamından oluşur. “Sağ Hemisfer Fonksiyon Bozukluğunun Klinik Değerlendirilmesi” (RICE) en pahalı değerlendirme aracı olmakla beraber, standardize bir test değildir. Klinisyenler bu testleri Informal testler ile birlikte aşağıda açıklandığı şekilde kullanabilirler.


 


*   İlk Karşılaşma


            Karşılıklı konuşmanın teybe alınması


            Resim anlattırma


            Okuma: cümleler, paragraf


*   Sözel olmayan bozuklukların değerlendirilmesi


            Çizgi ortasını işaretleme


            Hedef sembolü işaretleme


            Çizim: spontan, kopya


            Anosognosia’nın test edilmesi


            Okuma: cümleler, paragraflar


            Yazma: spontan, kopya


*   Dikkatin Değerlendirilmesi


            Farkındalığın test edilmesi


            Algıda seçicilik testleri


            Aynı anda iki işi birden yapabilmenin test edilmesi


 


*   Dil Dışındaki  Bozuklukların Değerlendirilmesi


            Hikaye ve resmin yorumlanması


            Konuşmanın üretimi ve algı


            Alternatif anlamı genelleme


            Prosodinin anlaşılması ve üretimi


 


HASTA İLE İLK KARŞILAŞMA


 


Hasta ile klinisyen arasındaki güvenin oluşturulması özellikle önemlidir. Çünkü SHL’lu hastalar kendilerindeki problemin bir kısmını ya da tümünü rededebileceklerinden dolayı bu onların terapiye katılımlarını da etkileyecektir. Hasta ile yapılan ilk görüşme, hasta ve aileye yaşanılan bozuklukların azaltılabileceğini söylemek için uygundur. Teybe alınan konuşma iletişim bozukluğunun değerlendirilmesinin yapılması için iyi bir yöntemdir. Yapılan konuşma hastanın oryantasyonunu, algısını, yakın olaylara dair kısa dönem hafızasının değerlendirilmesi amaçlı açık-uçlu sorular içermelidir. Hastaya basit bir şekilde nerede ve neden orada olduğu sorulur. Diğer sorular, günlük aktiviteler, gelecek planları ve hastanın yaşadığı belli problemler hakkında olabilir. Genel olarak görüşme 2-3 dk. sürmeli, konuya uygun bir değerlendirme yapılmalıdır. Daha sonra hastadan bir resim anlatması istenir. Amaç, hastanın sonuç çıkarma becerilerinin, görsel dikkat ve anlatım şeklinin değerlendirilmesidir. Resim birkaç olayı içeren karmaşık bir resim olmalıdır. “Kurabiye çalan çocuk” resmi bu duruma uygun bir resimdir. Son olarak klinisyen hastadan yüksek sesle birkaç cümle okumasını ister. Amaç, hastanın sol tarafı ihmal (neglect) edip etmeyeceğinin test edilmesidir. Cümleler, hastanın görüş alanının tam ortasına konulmalıdır. Resim gibi, yazılı materyel de, kendindeki problemin farkında olmayan hastalara, var olan problemin gösterilmesi amaçlı kullanılabilir. İlk görüşme; karşılıklı konuşma, resim anlatma ve okuma açısından bize önemli bilgiler sağlar ancak sözel olmayan ve dil-üstü beceriler için daha geniş bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.


 


Sözel Olmayan Becerilerin Değerlendirilmesi


 


     İHMALİN TEST EDİLMESİ


 


Bu konuya yönelik piyasada pek çok test bulunmaktadır. Standardize edilmiş testler daha değerli olsa da “ihmal”in varlığını belirlemek çok zor değildir. Aşağıda yapılması gereken işlemler anlatılmıştır. Ve bu işlemler fazla zaman almazlar.


 


*   Çizgi ortasını işaretleme: Hastanın görüş alanının tam ortasına gelecek şekilde 6-10 inch (10-15cm.) uzunluğunda bir çizgi çiziniz. Hastadan, çizginin tam ortasını işaretlemesini isteyiniz. En az 3 kez yapılan denemeler sonucunda merkezden sapmanın ortalaması hesaplanmalıdır.


*  Hedef sembolü işaretleme: Hastanın önüne karmaşık sembollerin bulunduğu bir sayfa konur.        Bu semboller dağınık bir şekilde tüm sayfaya yayılmıştır. Hastadan hedef olarak belirlenen bir sembolü tüm sayfada işaretlemesi istenir.


*   Serbest çizim: Hastadan çiçek, insan gibi resimler çizmesi istenir. Hastanın çizimindeki sağ-sol arasındaki simetri ve gene çizimin sağ tarafı ile sol tarafı arasındaki detay farkı önemlidir.


*   Kopya ederek çizim: Hastadan basit geometrik şekilleri bakarak çizmesi istenir. Çizimin sağı ile solu arasındaki detay farkı önemlidir.


*   Anosognosia: Hastadan sol kol ve bacağını göstermesi istenir. Hasta başarısız olursa bu anasognosianın varlığına işaret eder.


*  Okuma: Hastadan görüş alanının tam ortasına konan kelime, cümle ve paragrafları  yüksek sesle okuması istenir. Uzun cümle, kelime ve paragraflar “ihmal”in olup olmadığının tespiti için daha işlevlidir.


*   Yazma: Hastadan duyduğu bir cümleyi bakmadan ve önünde duran bir cümleyi de bakarak yazması istenir. Soldaki bir harfin ya da kelimenin yazılmamış olması (Ör: it’s yerine i’s ya da t’s yazmak) “ihmal” varlığına işaret eder.


 


Dikkatin Değerlendirilmesi


 


      Farkındalığın test edilmesi hastanın işitsel  ve görsel olarak tepki vermesini gerektirir. Puanlama, hastanın cevaplarının net ve zamanında olmasına bağlı olarak yapılır.  


      Algıda seçicilik, yayınlanmış pek çok test (ör:Stroop) yardımıyla ölçülebileceği gibi, klinisyen kendi testini de hazırlayabilir.


      Dikkat, hastanın aynı anda iki işi birden yapıp yapamadığına da bakılarak değerlendirilebilir.


 


Dil Dışındaki Bozuklukların Değerlendirilmesi


 


1)      Göze çarpan farklı özellikleri ve aralarındaki ilişkiyi belirleme.


 


     - Uyaranlar: Bazı resimler, genelinde birkaç olay ve olaylar arasındaki ilişkilere bağlı kalarak belli yorumların yapılması ve sonuçlara varılmasını gerektirir. Basit, ilintili olayların yer almadığı resimlerde ise hastanın bu tip sonuçlara varması beklenemez. SHL’lu hastalar, görsel-mekansal problemlerine bağlı olarak karmaşık resimlerde zorluk çekebilirler. Ancak diğer taraftan, karmaşık resimler hastaya pek çok görsel ipucu da sağlar. Oysa ki basit resimler bu denli görsel çeşitlilik içermez. O nedenle hastaya verilen resim, sadece görsel olarak karmaşık olmamalı. Önemli olan olaylar arasında bağlantıların kurulabileceği, belli çıkarımların yapılabileceği resimler olmasıdır.    


 


     - Method: Hastanın görüş alanının tam ortasına gelecek şekilde resmi koyunuz. Hastaya resimde neler olduğunu sorunuz. Eğer hastada görsel ihmal varsa ara ara sol tarafı göstererek ipucu veriniz.


     - Puanlama: Olaylar arasındaki ilişkinin kurulabilmesine, buna yönelik yapılan çıkarım ve yorumlamalara göre yapılır. Bir yöntem, resimdeki kişi, nesnelere yönelik, işlevi ve anlamı olan ad öbeklerinin belirlenmesi şeklindedir.Ör: “Yılbaşı sabahı” adlı resimde “ağaç” ve “paketler” ad öbekleri, “yılbaşı ağacı” ve “hediyeler” ise çıkarımdır. Çıkarımların ad öbeklerine oranı hesaplanır. Hastanın yaptığı yorumlar ve anlattıkları klinisyene pek çok bilgi sağlar. Öncelikle, hastanın ilgili ve ilgisiz olayları birbirinden ayırıp ayıramadığı değerlendirilir. Sonrasında, hastanın ad öbeklerine dair sonuca varıp varamadığı değerlendirilir.


 


2)    Konuşmanın üretimi


 


     - Uyaranlar: Hastanın (1) olayları sıralaması, (2) günlük hayatta yaptıklarını anlatması, (3) resimdeki olaylara ve/veya verilen, okunan hikayeye dair  yorumlar yapması istenebilir.


     - Method: Resmi hastanın görüş alanının tam ortasına koyunuz. Gerekirse hastanın “ihmal” riskini ortadan kaldırabilmek için hikayedeki olayları dikey yönde izleyerek takip etmesine yardımcı olunuz. Hastanın resmin sol tarafını gördüğünden emin olunuz.


     - Puanlama: Beklenen, hastanın mikrodilbilim seviyesine karşın makrodilbilim açısından sorun yaşamasıdır. Mikrodilbilim  işlevleri, dile özel, bağlamdan bağımsız olarak tek tek kelime ve cümlelerin fonolojik ve sentaktik görünüşünü içermektedir. Makrodilbilim işlevleri ise bağlama bağlı, konuşmanın  kavramsal, semantik, pragmatiğine yönelik dilbilimsel ve dilbilimsel-olmayan bilgilerin birleştirilmesine yönelik bilişsel süreçleri içerir. Bağlama dair bilgilerin analizi, ilintili ve ilintili olmayan bilgilerin karşılaştırılması ile yapılır.


 


3)    Konuşulanların algılanması:


 


    - Uyaranlar: Hastadan bir anlatıya dair sorulan soruları cevaplaması istenir. Sorular, anlatılanlarda  ana noktaları ve detayları geri çağırma becerisini ölçer.


 


4)    Alternatif anlamları genelleyebilme:


 


     - Kelimelerin anlamları: Hastalara birden çok anlam ifade eden kelimelerin farklı anlamları sorulur. Ör. “Kartal” hem kuş, hem de USA’nın sembolüdür.


     - Cümleler: Başlıklar genellikle iki anlam birden içerdiği için uygundur. İlk anlam hikayeye dair anlam, ikincisi ise tek başına verdiği anlamdır.


     - Değişmeceli dil: Hastadan içinde deyimlerin ya da dolaylı anlatımların yer aldığı hikayeyi anlatması istenir. Ör: dibe vurmak. Hastaya deyimlerin ne anlama geldiklerinin sorulması önerilmez, çünkü bu oldukça zordur.


     - Revizyonlar: Hikayenin sonunda verilen bilgi hikaye boyunca edinilen bilgiye ters düşer. Son cümle alay, espri ya da beyaz bir yalandır.


 


5)    Prozodi:


 


     - Duyguya dayalı prozodik algı: Hastaya birbirleri ile alakası olmayan farklı duygularla söylenmiş önceden kayıt edilmiş olan cümleler dinletilir. Hastadan söylenen duyguya uygun duyguyla söylenen cümleyi seçmesi istenir.


     - Dilbilimsel açıdan prozodik algı: Hastadan klinisyenin okuduğu bileşik kelime ya da ad öbeğini anlatan doğru resmi göstermesi istenir. Ör: “hot dog” - “hotdog”.


     - Duyguya dayalı prozodinin üretimi: Klinisyenin belirlediği duygusal durumu gösteren işaretlere bağlı kalarak hastanın cümleleri söylemesi istenir.


     - Dilbilimsel açıdan prozodinin üretimi: Hastadan bildirme ya da soru gibi semantik anlamı iletmesi istenir.


Karşılıklı konuşma esnasında prozodik sorun yaşayan hastalarda bu tür bozuklukların test edilme sürecinin fazla uzun tutulmaması önerilir.


 


TEDAVİ


 


     Bilişsel problemler ve iletişim sorunu yaşayan kişilerin tedavilerindeki amaçlardan biri “ hastanın işlevselliğini arttırmaktır”. Buna ilaveten “hastanın yaşamını kolaylaştırmak” ve “hastanın geçirdiği problemden sonra yapamadıklarının yerine onları kompanse edici beceriler geliştirmektir”. “Kompanse edici beceriler” geliştirirken amaç, yaşanılan problemden sonra hasar almamış becerileri kullanarak, hasar alan, kişinin artık yapmakta zorlandığı becerileri  tekrar kazanmasını sağlamaktır. “Hastanın yaşamını kolaylaştırma”daki amaç, yaşanılan problemden sonra yitirilen becerilerin tekrar kazanılmasını kolaylaştırmaktır. Her ikisi de kişinin yapabildikleri ve yapamadıkları ile ilgilenir. Her iki yaklaşım da değerlidir. Tedavi süresince iki yaklaşım birden içiçe kullanılabilir.


 


Kompanse Edici Beceriler Geliştirme Örnekleri:


 


1. Hikaye veya resim yorumlama:


 


 Amaçlar: a) sonuç çıkarma becerilerini geliştirme, b) konu ile ilgili içeriği arttırma ve konu ile ilgili olmayanları azaltma. Amaç, sonuç çıkarma becerisini arttırmak amaçlı, kompanse edici olarak bulma, seçme, ve bütünleme becerilerini geliştirmektir. Basit resimler başlangıç için daha uygun olacaktır. Basit bir resime örnek: “deniz kenarında ıslak bir köpeğin silkinerek etrafa su sıçratması” resmi olabilir. Bu resimden çıkarılacak sonuç, köpeğin denizden çıkmış olduğudur. Daha kesin bir yorum ise “köpeğin kurumaya çalışmasıdır”.


Basamaklar: Eğer hasta resimden bir sonuca varamıyorsa, ona a) resimdeki tüm itemleri işaretlemesini söyleyin; b) anahtar itemleri belirlemesini söyleyin; c) birbirleri ile ilintili olanları göstermesini isteyin; d) bunlar arasındaki ilişkiyi açıklamasını isteyin.


Sıralama hakkında ipucu verme: Klinisyen kim/ne, neden, ne zaman, nerede gibi (“wh” questions) sorular sorarak yardımcı olabilir. Eğer hasta bu sorulara da cevap veremiyorsa, o zaman klinisyen resimdeki önemli noktalara  ve bunlar arasındaki ilişkiye işaret eder.(model olur)


 


     2. Karsıt sorular:


Hastaya açık-uçlu sorular sorulabilineceği gibi, hastanın farkındalığını arttırmaya yönelik olayla tamamen karşıt sorular da  sorulur. Hastanın vereceği cevaplar bir skalaya işaretlenebilir. Derecelendirme; cevabın tam, bütünlük içinde, yeterli, ilintili olmasına göre yapılabilir.


 


     3. Alternetif anlamları genelleyebilme:


 Hasta ile yapılan karşılıklı konuşmalarla bu beceri geliştirilebilinir. Çünkü günlük konuşmalar da ironi, espri, alay içerir. Hastanın farklı türdeki konuşmaları yorumlaması istenir.


   


4. Prozodinin anlaSılması ve üretimi:


Hastanın prozodinin anlaşılması ve üretimi ile ilgili problemi daha önce anlatılan egzersizlerle çözülebilir. Klinik çalışmalar, direk olarak sadece prozodiye yönelik yapılan çalışmaların pek faydalı olmadığını göstermiştir. Fakat hastanın farkındalığını arttırmak ve aileye danışmanlık önemlidir. Hasta söylenenin prozodisinden ne anlama geldiğini anlayamıyorsa, cümleyi söyleyen kişi cümleyi söylerkenki duygu, düşünce ve niyetini sözel olarak ifade etmelidir. Eğer klinisyen prozodi ile çalışmaya karar verirse, ek olarak yüz mimiklerini, bağlama dair ipuçlarını kullanmalıdır. Hasta gelişme gösterdikçe bu ipuçları azaltılmalıdır.


 


     5. Pragmatik Becerileri GeliStirme: Pragmatik beceriler pek çok şekilde geliştirilebilir. Grup terapi bunlardan biridir. Grup terapide hasta; sıra alma, göz kontağı kurma, diğerlerine karşı sorumluluk alma gibi beceriler geliştirir.


 


     Hastanın yaşamını kolaylaştırma yöntemleri:


 


1. Dikkat: Kişinin dikkatini bir anda geliştirmek mümkün değildir.Fakat küçük parçalara ayırıp yapıldığında kolaylaşacaktır. Uyanık, farkında olma, algıda seçicilik gibi.


2. İhmal: İhmali değerlendirme esnasında kullanılanlar, ihmalin ortadan kaldırılması için de kullanılabilir. Eleme yöntemi hedef olanın bulunabilmesi için iyi bir yöntemdir.    


 


İhmal ve görsel dikkate yönelik diğer bir araç ise Mackisack’tir. Bu, düz, kare bir levhadır. Tam ortadan yukarıdan aşağıya ve soldan sağa ayrılarak 4 eşit parçaya bölünmüştür. Böylelikle 4 eşit kare elde edilir. Hasta önce parmağını tüm levhanın çevresinde dolaştırır. Daha sonra klinisyen bu 4 parçadan bir tanesinin içine renkli bir küp koyar ve hastanın bulmasını ister. Orta hatta yakın ya da sağ tarafa konan kübü hastanın bulması kolay iken en zoru, sol alt ve en sol uç köşeye doğru konan küptür. Farklı renkli küpler hastayı şaşırtmak amaçlı kullanılabilir. Bu çalışmanın amacı, hastanın kendi yetersizliklerinin farkına varması ve kendi kendini düzeltebilmesidir. Klinik tecrübeler, bu çalışmadaki başarının resim ve hikaye yorumlama becerilerinin gelişmesi için de faydalı olabileceğini göstermiştir. 


 

Her türlü soru ve düşünceleriniz için buraya tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.
 

 
 
Ana Sayfa    Hakkımızda    Hizmetlerimiz    Dil Konuşma Bozuklukları    Soru & Cevap    İletişim    Uzman Gözüyle    Duyurular    Basında Biz    Fotoğraf Galerisi    Videolar    Linkler
 
Web Tasarım: ACN Internet